Prof. Dr. Ercüment Ovalı hangi tip aşı daha güvenilir detaylarıyla açıkladı!

Bugünün Mühim haberleri konusunda Prof. Dr. Ercüment Ovalı hangi tip aşı daha güvenilir detaylarıyla açıkladı! başlıklı yazımızı aşağıda bulabilirsiniz.

Prof. Dr. Ercüment Ovalı, sosyal medya hesabından gündemdeki korona virüs aşıları ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı.

Bütün dünyada korona virüse karşı kullanılacak aşı konuşulurken, daha Evvel yaptığı aşı çalışmasıyla gündeme gelen Prof. Dr. Ercüment Ovalı, aşılama konusuyla ilgili sosyal medya hesabından 6 soruluk kısa bir Ova dizisi kaleme aldı.

Aşı tiplerinden bahseden Ovalı, koronayı uzun süreli Denetim etmenin yolunun aşılamaktan geçtiğinin altını çizdi. Ovalı, “İlk çalışmalar var olan Bütün aşıların %90’nın üzerinde koruduğunu gösteriyor. Bilinmeyen nokta bu koruyuculuğun ne kadar olacağıdır” ifadelerini kullandı…

Prof. Ercüment Ovalı’nın paylaşımları şöyle:

“Bir Ova dizisi ile aşılama ile ilgili sorularınıza Cevap vermek istiyorum. Ancak yoruma kapalı olacak. Sorularınızı DM’den iletirseniz derleyerek yazi dizisi içinde cevaplayacağım.

1. Soru: Sars-Cov-2 enfeksiyonunda aşı bir gereklilik midir?

EVET.

Çünkü covid19 enfeksiyonu sadece söz konusu gün görünen 64 milyon kişiyi hasta etmesi, şimdiden 1,5 milyon cana mal olması, yarattığı ekonomik çöküntülerin ötesinde hastalığı atlatmış gibi görünen insanlarda uzun vadede gerek bıraktığı sekeller, gerekse meydana getirdiği tekrarlayıcı enfeksiyon atakları ile uzun süreli bir Sağlık problemi olmaya devam edecektir.

Bu arada bir başka konuya dikkat çekmek isterim, Covid19 bu karakteri ile vereme Çok benzemektedir. Verem geçirenlerin verem antikorlarından veya verem bağışıklığından nasıl söz edemiyorsak bu hastalıkta aynı karaktere sahip bir şekilde Lakin Çok daha hızlı bir şekilde toplumda yayılmaktadır. Üstelik bu enfeksiyon ile en az 1 Sene daha yoğun temasımız devam edecek gibi durmaktadır. Sonuçta bu hastalığı uzun süreli Denetim etmenin tek yolu aşılamadır.

Soru 2. Kaç tip aşı vardır?

200 yıllık bir aşı geçmişinde aşılar değişik sınıflamalar halinde tanimlanabilirsede basitçe 2 Anne gruba ayırmak mümkündür:

A. Klasik aşılar: Hedeflenen mikrobun ölü yada çoğalamayan formunun veya mikrop parçalarının, proteinlerinin kullanıldığı aşılardır. Enfeksiyon yaratmayan bu mikrop veya mikrop parçaları insana verildiğinde Gövde bu mikroplara karşı kolayca bağışıklık geliştirebilmektedir. Bu aşıların en Mühim avantaji cok Çok deneyim olması ve dolayısı ile güvenlilikleridir. Ancak üretimleri Güç ve pahalıdır. Endüstri bu sorunu aşabilmek için, yani az sayıda mikrop/virüs kullanarak Çok sayıda aşı üretebilmek için, içine güçlendirici yani adjuvan adı verilen bazı kimyasallar koyarlar.

B. Yeni tip aşılar: mikrobun kendisini değil mikroba ait parçaları aşı olan kişinin hücrelerine yaptıran geni taşıyan aşılardır. Bu aşılar saf RNA, DNA yada DNA taşıyan viral vektörlerden oluşur. Bu aşıların avantajı ucuz, Çok Basit ve hızlı üretilmeleridir. Dez avantajları ise enfeksiyon hastalıklardan korunmak için kullanım öykülerinin hemen hiç olmayışıdır. Yani deneyim Nihayet derece kısıtlıdır. Çünkü bu aşı modelleri aslında kanser tedavisi için geliştirilmişlerdir. Bu nedenle bu tip aşıların uzun vadede ne gibi sorunlara Neden olabileceği net değildir.

Soru 3. Var iki ayrı tip aşı platformunun hangisi daha iyidir?

Bu soruya net Cevap vermek zordur. Ancak güvenlik sorunu en az olan klasik tip aşılardır. Bu günlerde Çin aşısı olarak bilinen aşı buna güzel bir örnektir. Bu tip aşıların en Mühim sorunu aşının etkinliğini artırmak için, içine ilave edilen güçlendiricilerdir. (Adjuvanlar). Aşı karşıtlarının en Çok eleştirdiği nokta da budur. Çünkü bu ajanların sinir sisteminde sorun açtığı iddiasındadırlar. Bu konuyu ilerde Tekrar tartışacağız.

Yeni platform aşılara gelince, bu aşıların en büyük sorunu Çok yeni olmaları ve hiçbir deneyimin olmayışıdır. Uzun vadede ne yapacakları bilinmemektedir. Çünkü enjekte edilen RNA veya DNA covid19 virüsünün parçalarını alıcının vücuduna yaptırarak, aşılayan kişinin bedenini bağışıklık sisteminin hedefi haline getirirler. Burada soru şudur, enjekte edilen bu genetik materyalin az da olsa bir kısmı sinir sistemine, kalbe vb.. gidebilir mi? Giderse ne olur? Ya da bu aşıların aşırı kimyasal salgısına (interferon gibi) Neden oldukları bilinmektedir. Peki bu Durum uzun vadede otoimmun hastalıkların tetiğini çekebilir mi? Üstelik bu aşıların yaratıcısı olan Nbiontech ve Moderna gibi grupların daha Evvel enfeksiyon kontrolu için aşı üretim deneyimleri de yoktur. Devam edeceğiz….

4. Komplo teorilerinin aslı var mı?

Genellikle komplo teorileri somut bir Sıra doğrudan yola çıkarak, tek büyük yanlışı insanlara kabul ettirmek için ortaya atılırlar. Bu olaydaki tek yanlış aşıların zararlı olduğudur. Evet DNA parçaları, virüsler ile insanların genetik yapılarına müdahale edilebilir. Birileri insan nüfusunun azaltılması için illegal planlar da yapabilir. Tabi ki aşıların Taraf etkileri de vardır, hatta aşılar yüzünden ölen, sakat kalan insanlar da vardır. Lakin yıllar Evvel alınan bu acı derslerden sonra bir daha bu Taraf etkilerin olmaması içinde gereken tedbirler alınmıştır. Unutmayalım aşılar milyonlarca insanın hayatını kurtarmış hatta bir hastalığı (Çiçek) yeryüzünden silebilmiştir. Sağlık sistemlerinin aşıları dayatmasının nedeni komploya aracılık etmek değil Sağlık harcamalarını azaltmak içindir. Yoksa insan nüfusunu azaltmanın/kısırlık oluşturmanın Basit, daha etkili yolları vardır. Bir de chip teorisi var. Çip aşılarla bizi uzaktan idare edecekler diyenler var. Evet elektronik/bio chiplerle insanlar kodlanabilir, takip edilebilir. Lakin aşılarda konuşulan chipler, iğne yerine kullanılan üzerinde mikro iğneler içeren kare plaklardır. Kişiler bu çipi koluna bastırarak kendi, kendisini aşılayacak sonra da atacaktır. Olay budur.

Soru- 5 Aşılar ne kadar koruyucu olacaktir?

İlk çalışmalar var olan Bütün aşıların %90’nın üzerinde koruduğunu gösteriyor. Bilinmeyen nokta bu koruyuculuğun ne kadar olacağıdır. Covid19 geçiren ve izlenen hastalara bakıldığında şunu görüyoruz: Covid geçiren hastaların kanında oluşan koruyucu antikorlar 6. aydan itibaren düşüyor. Ve Bütün dünyadan gelen raporlara bakıldığında tekrarlayan covid19 geçiren hastaların sayısı artıyor. Üstelik bu hastalığı sessiz geçiren ve Tekrar virüs yayan hastaların sayısını hiç bilmiyoruz. Bu durumda aşıların 6 aydan daha uzun koruyamayacağını düşünebiliriz . Bir diger Mühim noktada virüsün sadece bir kısmını içeren RNA, DNA aşıları gibi aşıların mutasyonlar/değişimler sonrası Dönem dışı kalma olasılığıdır. Böyle bir durumda tam virüs kullanan aşılar hala etkin kalmaya devam edebilir. Bu hastalığı Tekrar geçiren olguların bazı özelliklerine burada dikkat çekmek istiyorum. Hastalığı tekrarlayan olguların bir kısmı hastalığı Çok Basit atlatırken, bazıları ilk ataktan daha ağır geçirmektedir. Tekrarlayan enfeksiyonların ağır olmasının nedeni ilk oluşan antikorların yetersiz öldürme kapasitesi ve/veya yeni mutasyonlar sayesinde virüsün bu antikorlardan kaçarak, daha hızlı yayılmasıdır. Bu olaya ADE denmektedir (Antikora bağlı hastalik şiddetlenmesi).

Soru 6. Var aşılama politikası hatalı olabilir mi?

İlk bakışta aşılamaya risk gruplarından başlayarak, halka yaygınlaştırmak mantıklı gelse de, bunun yanlış olma olasılığından söz etmek istiyorum. Bir önceki yazımda anlattığım gibi bu aşıların 6 aydan uzun süre koruyucu olmaları Güç gözüküyor. Dün ABD’de CDC’nin başındaki Dr Fauci’de buna dikkat çekti. Eğer bu doğru ise kademeli aşılama bir felaketle sonuçlanabilir!!!!

Yılın ilk yarısında toplumun %50’sinin aşılanmasını takiben, yılın ikinci yarısında ikinci %50 aşılanırken ilk dönemde aşılanan %50lik grup aşının kaybolan etkisi ile yeni rezervuar haline Ati, üstelikte aşıya dirençli virüslerin yayılmasi için adeta zemin hazırlanacaktır. Yani yavaş, kademeli aşılama hem pandemiyi bitiremeyecek, hem de pandeminin uzun vadede daha tehlikeli hale gelmesine Neden olabilecektir. Bu nedenle acil, parça, parça aşılamak yerine; yeterli aşı stoğu oluşana kadar sıkı bir izolasyon politikası sonrası, salgın hızının azalmaya başlayacağı mayıs, haziran ayında kitlesel biçimde Bütün topluma yaygınlaştırılarak yapılacak bir aşılamanın, 2021 ikinci yarısında pandemiye Nihayet vermesi Çok daha Mümkün görülmektedir. Bu nedenle “yavaş kademeli aşılama değil, hızlı kitlesel aşılama” model olarak tartışılmalıdır. Yeni bir hata lüksümüz yok…..”

ercu1.pngercu2.pngercu3.pngercu4.pngercu5.pngercu6.png

 

Zenpara Youtube Kanalına Abone Olun.

____________________________________________________________

Söz konusu içerik birtakım alıntılar içermektedir. Eğer içerikle ilgili herhangi bir telif veya imtiyaz talebiniz bulunuyorsa sayfa altında bulunan yorum bölümünden veya iletişim sayfasındaki araçlar ile iletişime geçebilirsiniz.

Zenpara – Para ve Forex Konularında Güvenilir Kaynak.

Zenpara.com hiçbir yatırım tavsiyesi sunmaz, kişileri maddi ve manevi konularda yönlendirmez, yalnızca Genel bilgi verir.

Zenpara, saygı ve sevgilerimizle.

Zenpara hakkında 1642 makale
Zenpara Araştırma Grubu, ekonomi, finans ve birçok parasal konuda istatistikleri değerlendirerek analizler gerçekleştirir ve bunları yazıya dökerek paylaşır. Para ile ilgili birçok konu araştırma konusu olabilir. Zenpara.com ekibi yalnızca bilgilendirme amacıyla içerik üretir, yatırım tavsiyesi vermez.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*