Korona virüslü hastaların genetik şifresi çözüldü! Antikorlar virüsü değil bağışıklık sistemini hedefliyor

Bugünün Mühim haberleri konusunda Korona virüslü hastaların genetik şifresi çözüldü! Antikorlar virüsü değil bağışıklık sistemini hedefliyor başlıklı yazımızı aşağıda bulabilirsiniz.

Covid-19’u ağır geçiren hastaların genetik yapısı çözüldü. Dünya genelinde 650 ağır hasta üzerinde yapılan çalışma, bu hastaların “tip I interferon” isimli protein grubunu üretemediğini ortaya koydu. Hastalığı kimin ağır geçireceği, kimin belirti göstermeden atlatacağı genetik testle belli olabilecek.

Dünya genelinde 50 genetik merkezi araştırmacılarından kurulan “Covid İnsan Genetiği Konsorsiyumu”nun ağır hastalar üzerinde yaptığı araştırma, kronik rahatsızlığı olmamasına Karşın yoğun bakımda tedavi görenlerin genetik yapısının, virüse karşı savaşan “tip I interferon” isimli protein grubunu üretemediğini ortaya çıkardı.

Bilim insanları, çalışma ile kimlerin ağır hasta olacağını, kimlerin ise asemptomatik şekilde hastalığı geçireceğini de artık genlere bakarak öngörebilmenin mümkün hale gelebileceğini belirtti.

Araştırmanın sonuçları, Science dergisinde yayınlanan iki makale ile Bilim dünyasına duyuruldu.

Araştırma, Bütün dünyadan yaklaşık 50 genetik merkezi ve yüzlerce hastanenin katılımı ile yürütüldü. Asya, Avrupa, Amerika, Avustralya ve Orta Doğu ülkelerinin yer aldığı ve “Covid İnsan Genetiği Konsorsiyumu” olarak da adlandırılan Çok uluslu araştırmanın yönetim kurulu üyeliğini Bilkent Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özçelik yaparken Anne ekibin klinisyenleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesinden Prof. Dr. Kadriye Kart Yaşar, Prof. Dr. Nevin Hatipoğlu, Dr. Sevtap Şenoğlu ve Dr. Şemsi Nur Karabela yer aldı.

Tayfun Özçelik, çalışmaya ilişkin yaptığı açıklamada, corona virüsün özellikle 65 Islak üstünde tehlikeli boyutlara varabildiğini, 50 Islak altındakilerde de ağır seyredebildiğini, bunun nedenini bütün dünyanın merak ettiğini dile getirdi.

150 HASTANE BİRLİKTE ÇALIŞTI

Bunun için 28 ülkeden 50 genetik merkezinden ve 150’ye yakın hastanenin bir araya gelerek “Covid İnsan Genetiği Konsorsiyumu”nu oluşturduğunu bildiren Özçelik, çalışmalara Covid-19’a yakalanmış bireylerin genlerini inceleyerek başladıklarını belirtti.

650 AĞIR HASTA İNCELENDİ

Bağışıklık sistemini oluşturan hücrelerin vücutla olan haberleşmesinde yer alan genlerde bozukluklar olabileceği hipotezinden yola çıktıklarını anlatan Özçelik, Türkiye’den 60, dünyadan 600 olmak üzere toplam 650 ağır Covid-19 hastasının genomlarını incelediklerini anlattı.

Özçelik, bunun sonucunda hastalığa ağır yakalanan kişilerin, interferon sinyal ileti yolunda yer alan genlerinde doğuştan gelen mutasyonları tespit ettiklerini, bu nedenle de vücutta antikor oluşumunun sekteye uğradığını ortaya çıkardıklarını belirterek, şöyle devam etti:

“Hastalığı ağır geçirenlerde vücudu virüslerden koruyan ve 17 proteinden oluşan tip I interferon bulunmadığı tespit edildi. Böylece hayatı tehdit eden ağır Covid-19 hastalığının genetik ve immünolojik nedenleri keşfedilmiş oldu.

ANTİKORLAR VİRÜSÜ DEĞİL BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ HEDEFLİYOR

Araştırmada, ağır Covid-19 hastalarının yüzde 10’undan fazlasında antikorlarının virüsü değil, bağışıklık sisteminin kendisini hedeflediği ortaya çıktı. Tekrar ağır Covid-19 hastalarının yaklaşık yüzde 4’ünde doğuştan gelen genetik mutasyonların olduğu gösterildi. Her iki durumda da Esas mekanizmanın aynı olduğu görüldü: Şöyle ki hastalarda vücudu virüslerden koruyan ve 17 proteinden oluşan tip I interferon bulunmadığı tespit edildi. Böylece ister oto-antikorların nötralizan etkisi sonucu olsun ister mutasyona uğramış genlerin bir neticesi sonucunda gelişsin, günümüze dek yeterli düzeyde anlaşılamayan ağır Covid-19 hastalığının moleküler yapısının bir protein grubunun eksikliğinden kaynaklandığı anlaşıldı. Böylece 20’li yaşlarda olup herhangi bir kronik hastalığı olmamasına Karşın ağır seyreden bir klinik tabloyla yoğun bakımda tedavi gören kişilerin genetik yapıları açıklığa kavuşmuş oldu. Araştırma, kadınlara oranla erkeklerin Neden daha Çok kaybedildiklerini de açıklar nitelikte.”

KİM AĞIR HASTA OLACAK KİM BELİRTİ VERMEYECEK BELLİ OLACAK

Bu araştırma ile ilk kez, yaşamı tehdit eden Covid-19’un tip I interferon sinyal ağının bozulmasından kaynaklandığının ortaya çıktığını bildiren Özçelik, “Kimlerin ağır hasta olacağı, kimlerin ise asemptomatik şekilde hastalığı geçireceğini de artık genlere bakarak öngörebileceğiz. Bunun için Bütün dünyada genetik testlerin yapılması gündeme geliyor” dedi.

Tedavide aşının Mühim olduğunu, ikinci Mühim noktanın da tedavi edici ajanlar olduğunu anlatan Özçelik, şöyle konuştu:

“Şu an tedavi edici ajanlar var Ama bunlar spesifik değil. Bu araştırmanın sonuçlarına göre ileri sürdüğümüz sav, interferon sinyal ileti yolunu direkt olarak uyaran beta interferon ilacının erken dönemde kullanılmaya başlanması bu hastaların Acele iyileşmesi için anahtar niteliğinde olabilir. Çalışma bize interferon tabanlı tedavilerin gerekliliğini ve önemini göstermiş oldu.”

TEDAVİ İÇİN INFERFERON 

Konsorsiyumun her hafta toplantı yaptığına işaret eden Özçelik, “Geçen pazartesi yapılan toplantıda alınan karar, ‘şu anda dünyada Covid tedavisi klinik incelemelerinde var olan hastalara beta interferon gibi ajanları vermeye başlayalım mı?’ yönünde. Tedavilerde etik kurul izinleri Mühim bir safhayı oluşturuyor. Bu izinlerin alınmaya başlamasıyla ilgili adımlar atılmaya başlamış bulunuyor. Bu ajanların kullanılması kurtarıcı olabilir mi? Konsorsiyumun öncelikli çalışması bunun üzerine yoğunlaşmıştır.” diye konuştu.

Konsorsiyumun eş başkanlığını yürüten Rockefeller Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Jean-Laurent Casanova ve ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü araştırmacısı Dr. Helen Su ise “Bu araştırmanın sonunda Covid-19 moleküler temelleri en kapsamlı şekilde anlaşılan bulaşıcı hastalık haline geldi ve ağır hastaların yaklaşık yüzde 15’inde nedensel ilişki kurulmuş oldu” bilgilerini verdi.

COVİD-19 GENETİĞİ 

Özçelik’in verdiği bilgilere göre, crona virüsün insanları farklı şekilde etkilemesinin nedeni bir bilmece gibi karmaşık bir Durum. Virüs, bazı insanlarda semptom göstermiyor ve kısa sürede atlatılıyor, bazılarında birkaç gün içinde öldürücü bir tablo ile sonuçlanabiliyor.

Konsorsiyum, 2020 yılının şubat ayından itibaren binlerce Covid-19 hastasının genetik yapısını inceleyerek klinik farklılıkların moleküler temellerini araştırmaya başladı.

Araştırmanın bir kolunda ağır zatürre ile seyreden ve yüzde 14’ü kaybedilmiş 650 Covid-19 hastasının kan örnekleri genetik incelemeye alındı. Denetim olarak ise hastalığı asemptomatik veya hafif geçiren 530 Birey incelendi. İlk aşamada vücudun influenza virüsüne karşı yanıtında kritik öneme sahip olduğu bilinen 13 genin DNA dizisi iki grup arasında karşılaştırıldı. Bu genlerin tip I interferon yanıtını düzenleyen genler olduğu biliniyordu.

Hastalığı ağır geçiren bireylerin anlamlı bir bölümünün bu 13 gende Ender görülen mutasyonları taşıdıkları ve yüzde 3’ten fazlasının ise işlevsel bir Tekrar sahip olmadığı kısa bir süre içinde anlaşıldı. Bunun üstüne yapılan hücre biyolojisi incelemeleri ile söz konusu hastaların, Covid-19’a karşı tip I interferonu hiç üretmedikleri saptandı.

Doğuştan gelen bağışıklığın bir parçası olan moleküller olan interferonlar, özellikle virüslere karşı hücrenin hızlı yanıtında Mühim görevler alıyorlar. İnterferon tip I yol ağını etkileyen mutasyonlara sahip insan fibroblast hücrelerinde yapılan incelemeler, bu hücrelerin corona virüse karşı daha Duygulu olduklarını ve karşı gelemeyerek öldüklerini gösterdi.

GİZEMLİ BİR OTOİMMÜN HASTALIK

Araştırmanın bir sonraki aşamasında otoantikor üretiminin Kovid-19 için de geçerli bir senaryo olup olmadığı sorusuna Cevap arandı.

Kovid-19’a bağlı olup yaşamı tehdit edici düzeyde zatürre görülen 987 hastanın yüzde 10’undan fazlasında enfeksiyonun başlangıç aşamasında interferonlara karşı otoantikorların gelişmiş olduğu tespit edildi. Bu hastaların yüzde 95’inin erkek olduğu görüldü.

Biyokimyasal deneyler bu otoantikorların interferon tip I etkinliğini bozduğunu teyit etti. Bazı durumlarda bu otoantikorlar enfeksiyon öncesinde hastanın kanında tespit edilebilirken bazılarında bunların enfeksiyonun erken safhasında ve bağışıklık sistemi henüz bir Cevap vermemişken Var olduğu görüldü.

YENİ YAKLAŞIMLARIN ÖNÜ AÇILDI

Bu buluşlar tedavi ile ilgili yeni yaklaşımların da önünü açtı. Mesele, kronik viral hepatit tedavisinde kullanılan iki Tür interferon bulunduğu iyi biliniyor.

COVID İnsan Genetiği Konsorsiyumu başka interferon sinyal iletimi yol ağlarını ve Covid-19’u ağır geçiren hastaların bağışıklık yanıtının farklı yönlerini etkileyebilecek genetik değişimleri incelemeye devam ediyor.

Zenpara Youtube Kanalına Abone Olun.

____________________________________________________________

Söz konusu içerik birtakım alıntılar içermektedir. Eğer içerikle ilgili herhangi bir telif veya imtiyaz talebiniz bulunuyorsa sayfa altında bulunan yorum bölümünden veya iletişim sayfasındaki araçlar ile iletişime geçebilirsiniz.

Zenpara – Para ve Forex Konularında Güvenilir Kaynak.

Zenpara.com hiçbir yatırım tavsiyesi sunmaz, kişileri maddi ve manevi konularda yönlendirmez, yalnızca Genel bilgi verir.

Zenpara, saygı ve sevgilerimizle.

Zenpara hakkında 1068 makale
Zenpara Araştırma Grubu, ekonomi, finans ve birçok parasal konuda istatistikleri değerlendirerek analizler gerçekleştirir ve bunları yazıya dökerek paylaşır. Para ile ilgili birçok konu araştırma konusu olabilir. Zenpara.com ekibi yalnızca bilgilendirme amacıyla içerik üretir, yatırım tavsiyesi vermez.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*