Çetin Ünsalan: Bütçe ciddiyetsizliği – Zenpara

Bütçe görüşmeleri başladı. Tekrar bir prosedür olarak gelip gideceğini konuşmalardan ve önceki komisyon toplantılarının yansımasından anlıyoruz. Yaklaşık Nihayet 10 yıldır Türkiye belki de en kritik Sorun, Meclis'teki en anlamsız çalışma gündemi Evvel halkın gözü gibi, sonra da yok oluyor. [19659002]

Ancak bu Sene özellikle üzerinde durmamız gereken konulardan biri. Ancak basına yansıyan haberlerden de anlaşılacağı üzere 18 Aralık'ta tamamlanacak olan görüşmelerin belli bir süresi, belli bir takvimi var ve muhtemelen konuşmaların içeriği belli bir şekilde yer alacaktır.

Komisyondaki toplantıları takip edenler, muhalefetin Bütün söylemlerinin askıya alındığı, sorularının doğru cevaplanmadığı ve eleştirilerinin tartışıldığı bir Durum olduğunu bilecekler.

Münakaşa hakkında konuşurken, sorulan sorular değil, "bunu nasıl sorarsın" tutarlılığında Acayip bir fotoğraf ortaya çıkıyor. Nihayet 5-6 yıldır, Sayıştay raporlarının düzgün hazırlanamadığı, trilyonların havada uçtuğu, yasak şeklinde yapılan bir çalışmaya Şahit oluyoruz.

Tekrar de eski bütçe görüşmelerini hatırlıyorum. Bütçenin onaylanması bile Kaygı konusu olduğundan, herkesin Ağırbaşlı şekilde hazırlandığı, somut olayların ve projelere yapılan harcamaların birbirini eleştirmekten Çok kritik olduğu yapılar vardı.

Yurttaş bile konuşmalardan sonra, özellikle liderler bu süreçte televizyonu devralır; Hiçbir şey yapamasa da, bir sonraki seçimde oyu bile etkileyebilecek bir trafiğe Şahit olacaktı.

Çevrenize sorun. Ya da kendinizinkini yapın. Bütçe görüşmeleri sırasında kaç Kişi ekrana kilitleniyor ve neler olduğunu görüyor? Bakıyor musun? Nihayet derece "Hür bir Çağrı, Mevlam" var, bir iş var.

Günün sonunda büyük bütçe açıklarının yaşandığı bir resimde "Kabul edenler, Vermeyenler" oyununu izliyoruz, bu da insanların hayatına bir maliyet olarak yansıyor. bakanlıkların bütçe aşımlarının nedenleri sorgulanmaz ve harcama sorulmaz.

Çoğu Vakit, iktidar kanadının Aza sayısıyla, bir önceki yılın hesabını vermeden parmak şovuna dönüşen bir işin gölgesi altında, bir sonraki yılın masraflarını koyarak cebinde sorunsuz Ama Sene içinde buna uymayan ve açıklama yapma ihtiyacı hissetmeyen. işlemin tamamlanması.

Ama normal şartlar altında, bu dönemde şirketlere her zamankinden daha Çok ne anlatıyoruz? Bütçelerini yönetmelerini ve harcama veya giderleri ile ilgili verimlilik hesaplamaları yapmalarını şiddetle tavsiye ederiz.

Bu konuda eğitimler verilmektedir. Bilinçli şirketler, finansal okuryazarlıklarını artırarak yönetilebilir bir bütçe elde etmek için Çok çalışıyorlar. Bireylerde Durum farklı değildir. İnsanlara geçmişi hatırlatarak bir aile bütçesi yapmanın öneminden bahsediyoruz.

Harcamalarına öncelik vermenin hayati rolünü ve kaynaklarını doğru kullanmazlarsa nasıl sorun yaşayacaklarını gösteriyoruz. Ama bu Türkiye Cumhuriyeti'nin bütçesine dönüşüyor, hepsi unutuldu.

Eleştirileri görmezden gelerek, prosedürü tamamlayarak yürümeye devam ederek, büyük bir saçmalıkla yapılacak bir iş olarak algılanmaktadır. Netice? Açık zorlukla artarken, kimsenin hatalardan ders almasına gerek yok.

Büyük bir bütçe anlamsızlığı olduğunu düşünmüyor musunuz? Öyleyse Durum buysa, enflasyondan dolara konuşmanın herhangi bir anlamı var mı? Kalacağını sanmıyorum. Çünkü bunların hepsi Netice.

Sonucu tartışırsanız da, nedenini incelemeden öbeklerden kurtulmak imkansızdır. Yalnızca çıktısı için ödeme yaparsınız. Genellikle masrafı ödeyen değil, taşın altında elleri olanlardır.

cetinunsalan@yahoo.com

Çetin Ünsal yazdı: Bu dolarcı kime ait?

Türkiye'nin en Esas sorunu: tasarruf

Türkiye'nin 3 Büyük Mali sorunlarını çözmeliyiz [19659016]

Murat Sağman: IMF olmadan normalleşme mümkün müdür?

@cetinunsalantv